Herkese merhaba. Uzun zaman oldu. Aslında çok uzun zaman olmadı ama hatrınız için öyle olmuş gibi davranacağım. Eskiyi hatırlayan kimse civarda değil, hikayeye yeni dahil olanlar için de geçmişin çok bir önemi yok. İşin özü ne olduysa oldu, alınması gereken notlar alındığı gibi unutulması gereken şeyler de hafızadan silindi. Yolumuza devam edebiliriz.
En son 2011'de ilgimi çeken kitaplar, filmler hakkında Kids in the Madhouse blogu altında üç beş satır kelam ediyordum. Sonradan yazı yazma rutinim farklı bir şekil aldı, önceliklerim değişti. Pek çok irili ufaklı yerde bulunduktan sonra tekrardan insanın kalbini en rahat açtığı yerin kendi küçük karanlık kabuğu olduğuna karar verdim. Bu yüzden çocuklarımı tımarhaneden alıp kişisel sığınağıma getirdim. Büyük bir yolculuk gibi gelmiyor kulağa, biliyorum. Ama en azından ortada bir yolculuk vardı, yerimde de sayabilirdim.
Çok şeyler demek, bir dolu tutkumu paylaşmak isterdim sizlerle ama nasıl blog açılacağını bile yeniden öğrenmek saatlerimi aldı ve şu an çok yorgunum. Sadece şunu söyleyeyim; ilk blog deneyimim bana yazma alışkanlığı kazandırması, edebiyata yaklaştırması içindi. Sonunda irili ufaklı söz öbekleri yazmayı takıntı haline getirmiş vasat sularda bir internet yazarı oluverdim, istediğim eserleri yazmaya asla sabrım yetmedi. Umarım sığınağımda giriştiğim bu ikinci deneme daha başarılı olur.
Sevgiler hepinize, en çok da o güzel gözlüye. Sonuçta tüm bunlar senin için...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder