Sonsuz bir savaş var ya hani dizide mevzubahis olan, biraz öyle bir şeyin içindeyiz sanırım. Dizide Samson'un deyişiyle "mantığın büyüye tercih edilmesi" ile her şey başka bir boyuta erişiyor, başka cepheler oluşuyor. Artık iyilik ve kötülüğün mutlak çatışması bildiğimiz şekliyle ilerlemiyor. Eski savaşın askerleri mücadelelerini artık yeni cephelerde, daha gizliden verir oluyorlar.
The Carnivale'in derdi mantığın fantezinin önünü tıkaması olarak söyleniyor başta, bizde ise tam tersinin vuku bulduğu günlerdeyiz. Mantık yolları dinle, daha doğrusu sermayenin araçlarıyla tıkanmış. Yeni bir şey demediğimi biliyorum, hatta çoğumuz bunu duymaktan sıkıldık bile. Elden birşey gelmeyince, bir de ortadaki karmaşa yıllar boyu devam ediyor olunca insan "herhalde duymadılar, bir kez daha söyleyeyim" demekten başka bir çare düşünemiyor doğal olarak. Bağırılan bir şeyin duyulamamasının mümkün olmadığı bir çağda yaşıyoruz. Duyup da içselleştirmemek... Orası başka bir mesele işte...
Kimseyi suçlayacak değilim, (suçlasam da fare ile dağ arasındaki ilişkiden ötesi gerçekleşmez zaten) ama bu sönüklük pek çok şeyin yanında bir şeylerin yürümediğinin de göstergesi olsa gerek. Coşkusuzluğun arkasında korku da var tabii, savunmasız bir azınlık kalma korkusundan bomba korkusuna kadar uzanan geniş bir korku spektrumuna ülkece sahibiz. Ama daha çok yılgınlık var. Savaşın bittiğine, kaybedildiğine dair bir inanç belki de. Hiçkimseyi bu ruh haline düştüğü için yargılayamayacağım gibi aklıselim kimseden de yargılama gelmesini bekleyemem. Sadece bunun sadece başka bir faz olduğuna inandığımı söylemek istedim. Nasıl ki iyinin ve kötünün nihai savaşı mantığın yükselişiyle kendini yeraltına çekti, savaşı başka bir düzlemde sürdürdü; bizde de böyle bir zaman geldi. Mevzu bizde tam ters yönde bir değişim ama sıkıntı değişimin yönü değil varlığında yatmakta.
Çoğu kişi beni dini bir diziyi örneklemede kullandığım için yeterince Marksist olmamakla suçlayabilir. Yapacak bir şey yok, bir şey desem de faydası olmaz gibi geliyor. Temennim bir azınlığın da ilgimi asıl çekenin bir süreçten başka bir sürece geçme durumu olduğunu görebilmesi. Öte yandan hepitopu kaç kişiyiz şurada, bin parçaya bölünmeye de gerek yok. Rahat edecekseniz hataları ben üstlenirim.
